A’dan Z’ye Gebelikte Normal Doğum Rehberi

NORMAL DOĞUM REHBERİ

Normal doğum bebeğin vajinal yoldan doğurtulmasıdır. Ağrısız doğum, vakumla doğum, kaşık yardımı ile doğum (forseps ile doğum) terimlerinin hepsi normal vajinal doğumun çeşitleridir. Normal doğum yapmak isteyen gebelere tavsiyemiz gebeliklerinin 32.haftalarından itibaren doğumda gevşeme, doğum pozisyonları ve solunum egzersizlerine başlamalarıdır. Bu egzersizleri eğitmen yardımıyla öğrenebileceğiniz gibi sitemiz içindeki normal doğuma hazırlık egzersizleri bölümünden de takip edebilirsiniz.

 

Doğum çantasının hazırlanması

Gebeliğinizin son ayında hala hazırlamadıysanız doğum çantanızı hazırlamanız ve arabada tutmanız ya da kapının hemen önünde bulundurmanız iyi olacaktır. Her sağlık kuruluşu doğum çantasında farklı şeyler bulundurulmasını isteyebilir. Burada Ankara Bayındır Hastanesi Doğum Servisinin önerdiği doğum çantasını örnek olarak veriyoruz.

 

  • Sağlık karneniz ya da sigorta kartınız.
  • Önden açılabilen 2-3 adet gecelik, bir adet sabahlık
  • Alçak topuklu terlik, iki çift çorap
  • Emzirme sutyeni, emzirme pedleri
  • Bir paket kadın pedi, iki adet iç çamaşırı
  • Hastane çıkışı için rahat bir kıyafet
  • Diş macunu diş fırçası, tarak, toka ve makyaj malzemeleri
  • Fotoğraf makinası, kamera
  • Bebek için üç adet body, üç adet tulum ya da alt üst takım
  • Bebek için üç çift çorap, iki adet şapka, iki çift eldiven
  • Bebek için biri ince biri kalın olmak üzere iki adet battaniye
  • Bir paket yeni doğan bebek bezi
  • Olabiliyorsa bebek için yan yastığı.

 

Bu öneriler her hastane için geçerli olmayabilir. Doğum yapacağınız hastanenin doğum kliniğinin sorumlu hemşiresi ile görüşerek size özel listeler alabilirsiniz.

Normal doğumun habercileri nelerdir?

 

Doğumların %80 kadarı son adet tarihinizden itibaren 270 ila 290 gün arasında olur. Maalesef % 10’luk bir grup ise gününden önce (270 günden önce) prematüre olarak dünyaya gelir. Doğum yaklaştıkça gebe kadınlarda bir takım değişiklikler olur. Bu değişiklikler vücudunuzun doğuma hazırlanması ile ilgilidir.

  • Doğum ağrıları  

Eskiden arada sırada hissettiğiniz kasılmaları daha çok hissetmeye başlarsınız. Brakston hicks kasılmaları denilen ara sıra duyulan kasılmalar giderek artmaya hatta bazen sanki normal doğum başlamış gibi sıklaşmaya başlar. Buna yalancı doğum da denir. Yalancı ağrılar ile gerçek ağrıları birbirinden ayırmada pratik yaklaşım size yardımcı olacaktır.

 

Gerçek ağrılarYalancı ağrılar
  • Belli bir düzen içinde gelirler.
  • Bu düzen giderek sıklaşır.
  • Ağrıların şiddeti giderek artar.
  • Belde giderek artan ağrıya neden olur.
  • Vajinal kanlı akıntı görülebilir.
  • Ağrı kesiciler ile geçmez.
  • İstirahat ile biraz rahatlar ama geçmez.
  • Belli bir düzeni yoktur,
  • Aralıkları düzensizdir.
  • Ağrıların şiddeti değişik olur ve giderek artmaz
  • Genelde fazla bir bel ağrısı eşlik etmez.
  • Vajinal kanlı akıntı olmaz.
  • Ağrı kesicilerden fayda görür, azalır.
  • İstirahat ile azalır ve hatta geçer.
  • Yaklaşık bir iki saat sürebilir.

 

  • Doğum zamanı su gelmesi 


Doğum bazen su gelmesi ile başlayabilir. Gebe hastalar vajinal akıntılarını su ile karıştırabilirler. Doğumda su gelmesi genellikle vajinal akıntı ile karıştırılamayacak kadar çok miktarda olur ve hasta ayağa kalktıkça ya da rahim kasıldıkça az da olsa gelmeye devam eder. Eğer suyunuz gelirse rengini ve kokusunu anlamaya çalışın. Renginin kahverengi ya da yeşilimsi olması bebeğin mekonyum denen kakasını yapmış olabileceğini düşündürür. Kokusunun hoş olmaması ise bebeğin suyunun mikrop kapmış olabileceğini düşündürür. Bebeğin suyu geldiğinde %95 baş gelişi olacağı için baş rahim ağzına oturur ve suyun tamamının birden boşalması önlenir. Bebeğiniz bu arada amnion suyunu üretmeye devam edecektir. Eğer son kontrollerinizde bebeğiniz baş gelişinden farklı bir konumda duruyor idiyse yani popo üstü (makat geliş) ya da yan olarak (transvers duruş) duruyor ise böyle durumlarda bebeğin kordonunun sarkma ihtimali olduğu için, su geldikten sonra fazla ayakta durmamanızı öneririz. Bebeğin suyu geldiği halde doğum ağrıları henüz olmayabilir. Su gelmesini takiben 12 saat içinde %90 doğum ağrıları sıklaşmaya başlar. Doğumda önceden su gelmesinin iki tane sıkıntısı vardır. Bazen özellikle 38. gebelik haftalarından önce su geldiğinde rahim ağzı henüz yeterince yumuşayıp incelmemiş olarak yani hazırlıksız yakalanabilir. Bu durum özellikle normal doğum isteyen hastaların daha uzun süre sancı yaşamasına neden olabilir. Rahim ağzı normal doğuma haftalar içinde hazırlanacakken şimdi daha kısa sürede hazırlanması gerekecektir. İkinci problem su gelmesi durumu olduğunda bebeği vajinadaki mikroplardan koruyan zarın yırtılmış olması ve buradaki mikropların zaman içinde yukarı bebeğe doğru çıkarak ona bulaşmasıdır. Ancak bu durum 24 saatten önce pek görülmez. Eğer su gelmesi durumunda 24 saat geçmesine rağmen bebek hala doğmamış ise anneye güçlü antibiyotikler verilerek mikropların bebeğe bulaşması önlenmeye çalışılır.

 

  • Doğum zamanı kanlı akıntı (Nişan) gelmesi

Doğum zamanı yaklaştıkça giderek sıklaşan kasılmalar rahim ağzında yumuşamaya ve incelmeye neden olur. Hastanın fazla rahatsızlık hissetmeden yaşadığı bu kasılmalar sayesinde doğum ağrıları güçlendiğinde zaten rahim ağzında silinme denilen incelme ve bir kaç santim açılma çoktan gerçekleşmiştir. Bu açılma sırasında rahim ağzını kapatan sümüksü salgı biraz kana bulaşarak vajinadan gelebilir. İşte buna halk dilinde nişan adı verilir. Nişan gebe kadın ağrı hissetmeden gelmiş ise doğumun çok yakın olduğunu, 24 ya da 48 saat içinde başlama ihtimalinin çok yüksek olduğunu gösteren bir doğum habercisidir. Nişandaki kan miktarı fazla değildir. Sadece kanla bulaşık şekildedir. Eğer kanama fazla ise doktorunuzun vakitlice değerlendirmesi uygundur.

  • El ve ayaklarda şişmenin artması

Gebeliklerin çoğunda el ve ayaklarda şişme olur. Bu durumu gebelik sırasında kandaki koyulaşma arttırır. Kan doğum yaklaştıkça daha az akışkan hale gelir. Bu durum kanın kalbe geri dönüşünde sorun yaratır. Kanın kalbe geri dönmesinin en zor olduğu el ve ayaklarda ödem bu nedenle çok oturan ve çok ayakta kalan gebelerde daha çok görülür. Doğum zamanı geldikçe ödemin biraz daha artması bu yüzdendir. Ancak ödemin çok artması, yüzde fazlaca oluşması hali baş ağrısı, bulantı, kusma üst karın ağrısı ile birlikte olup beraberinde tansiyon yüksekliği (140/90 ve yukarısı) olması gebelik tansiyonu ya da preeklempsi düşündürür ve acil doktor gözlemi gerektiren bir durumdur.

  • Midenin rahatlaması

Gebeliğin son günlerinde rahim kasılmaları ve rahim ağzının yumuşaması ile bebeğin kafası anne pelvisine oturur. Bu nedenle baş her zaman durduğu yerden bir kaç santim aşağıya iner. Başın aşağıya inmesi üstte mide bebek tarafından yapılan baskıdan biraz kurtulur. Böylece sanki mide biraz daha rahatlamış gibi olur.

 

Normal doğum hastasının servise alınması ve takibi

Normal doğum için servise yatırıldığınızda size ait bilgileri içeren bir özel dosyanız varsa bunu mutlaka yanınızda getiriniz. Gebelik takibi sırasında yaptırdığınız tahliller, gebeliğinizin riskleri doktorunuz kadar servis hemşirelerince de bilinmelidir. Eğer hasta kayıtlarının tutulduğu bir hastanede hem takibiniz yapılmış hem de doğumunuz yapılacaksa servis sekreterleri dosyanızı servise getireceklerdir. Servise kabul edildiğinizde servis hemşireleri sizi bir odaya alırlar. Genelde doğum sancı odaları tek kişiliktir. Eğer suyunuz gelmediyse oda içinde gezinebilirsiniz. Ancak bebek kalp atımlarının devamlı izlenmesi gerekiyorsa gezinmeden ziyade yatak içinde farklı pozisyonlar almanız (bakınız normal doğuma hazırlık egzersizleri konusu) daha uygundur, çünkü bu sayede bebeğinizin kalp atımlarının elektronik fetal monitör ile izlenebilmesi mümkün olur. Servise kabul edilip bebeğin kalp atımları izlenmeye başladıktan sonra hekiminiz ya da deneyimli ebe hemşire tarafından vajinal yoldan rahim ağzınızın açıklığı, yumuşaması, bebeğin hangi seviyede olduğu belirlenir. Eğer doğum eyleminin başlarında iseniz boşaltıcı lavman yapılması iyi olur. Sizin canınızı yakmayacak bir işlem olan lavman işlemi hem doğumunuzun hızlanmasını hem de ıkınmalar sırasında tuvaletin kaçmamasını sağlar. Pek çok kadın ıkınma sırasında tuvaleti kaçırma korkusu yüzünden tam gücüyle ıkınmaz. Lavman yapılması ayrıca doğum dikişlerinin de daha temiz bir ortamda atılmasını sağlar. Doktorunuz aralıklı muayenelerle sancılarınızın durumunu ve doğum eyleminin ilerleme hızını kontrol eder. Eğer sancılarınız yeterli açılmayı belli zaman diliminde sağlayamazsa doktorunuz suni sancı vermeyi düşünebilir.

 

Doğum ağrısının nedenleri

Doğum ağrılarını oluşturan kesin neden ya da nedenler bugün için hala netlik kazanmamıştır. Ancak olası teoriler şunlardır:

  • Rahim kasılması ile birlikte kan damarlarının sıkışması ve rahim dokusuna kan gitmemesine bağlı oluşan oksijen azlığının ağrıya neden olması. (Bu durum tıpkı kalp krizindeki ağrı gibi tariflenir. Kalp krizinde de kalp kasına kan akımı tıkanınca ağrı oluşur)
  • Rahim ağzındaki sinir uçları rahim ağzının açılması, gerilmesi belde aşırı bir ağrıya neden olur. Rahim ağzına uyuşturucu iğne yapıldığında bu ağrı azalır.
  • Rahmin kasılıp gevşemesi rahim üzerini örten periton denen zarda ağrıya neden olur.
  • Doğumun ikinci evresinde vajina ve diğer pelvil dokuların ezilip gerilmesinin ağrıya neden olması.

 

Normal doğumun evreleri

Normal doğumun üç evresi vardır. Bu evrelerin süreleri herkes için farklı olabilir ancak ortalama süreler vardır. Bu sürelerin aşılması doğum eyleminin ilerlemesinde problem olduğunu düşündürür.

 

Doğumun Birinci Evresi

Doğumun birinci evresi doğum ağrılarının başlamasından rahim ağzının yaklaşık 10 cm açılmasına kadar geçen süredir. Birinci evrenin iki fazı vardır. Rahim ağzının yaklaşık dört santim açılmasına kadar geçen ve ağrıların nispeten daha hafif ve seyrek olduğu latent faz ve ağrıların daha sık ve kuvvetli geldiği, rahim ağzının daha hızlı açıldığı aktif faz.

Birinci evrenin başlarında hastanın hareketini cesaretlendirmek önemlidir. Hasta kendini rahatlatmak için gerek yatak içinde değişik gevşeme pozisyonlarına alır, gerek nefes egzersizleri ile gevşemeye yardımcı olur. Eğer bebeğin kalp atımlarını sürekli izlemek gerekmiyorsa ayakta destekli ya da oturuş pozisyonları ile bel ağrısı azaltılabilir. Özellikle oturuş pozisyonlarında yapılacak bel masajı hastayı gevşetir ve ağrının azaltılmasında etkili olabilir. Doğumun birinci evresinin bu erken zamanlarında epidural anestezi yapılmaması iyi olur, çünkü erken yapılan epiduralin rahim ağzının açılmasını durdurması gibi bir yan tesiri görülebilir. Birinci evrenin latent fazı ilk doğumlarda 20 saate, sonraki doğumlarda 14 saate kadar sürebilir. Birinci evrede ağrılar düzenli olarak daha sık, daha kuvvetli gelmeye başladığında ve rahim ağzı 4 santimden daha fazla açıldığında aktif faz başlamıştır. Bu faz daha hızlı ilerler. Bu fazda özellikle yatakta gevşeme ve solunum egzersizleri yararlıdır. Epidural anestezi için ideal zaman aktif fazdır. Epidural anestezi vaktinde uygulandığında doğumu yavaşlatmaz. Aktif fazda rahim ağzı 4-5 santim açıklığa ulaştığında bebeğin amnion kesesi halen kendiliğinden yırtılmamış ise bunun doktor eliyle yapılması hem doğumu hızlandırır, hem de bebeğin mekonyum denilen ilk kakasını yapıp yapmadığı anlaşılır. Mekonyum yapmış bebeklerde doğum sırasında kalp atımlarında düşmeler, oksijensizliğe bağlı etkilenme ve doğumun sezaryene dönmesi daha sık görülür. Doğumun birinci evresinde doğum kasılmaları rahim ağzını belli zamanda belli miktar açamaz ise suni sancı ile ağrılar güçlendirilebilir. Rahim ağzı giderek daha hızlı açılır ve 10 santim açıklığa ulaştığında doğumun birinci evresi biter. Birinci evrenin aktif fazı ilk doğumlarda 12 saate, sonraki doğumlarda 5 saate kadar sürebilir. 

 

Doğumun İkinci Evresi 

Rahim ağzı iyice açılmaya başlayıp 10 santim olduğunda bebeğin başı aşağıya inmeye başlar. Burada bebeğin başının gebenin kemik çatısının içinden geçmesi gerekmektedir. Bebek başı occipitosubpregmatik çap denilen en küçük çap ile pelvis denilen kemik çatının içinden geçer. Bu evrede rahimin kasılmaları yanısıra annenin ıkınması doğuma çok yardımcı olur. Anne her kasılmada nefesini tutarak ıkınır. Doğum öncesi nefes ve ıkınma eğitimi alan gebeler bunun faydasını göreceklerdir. Burada anne adayından kasılmanın başlaması ile birlikte bir kaç nefes alıp vermesi ve ağrı artmaya başladığında son nefesini tutması istenir. Derin nefes tutulduğunda diyafram kası da kullanılarak karın içi basıncı makata doğru yönlendirilir. Burada karın içi basıncını yönlendirmek çok önemlidir. Kendini kasmak, karnı şişirmek genelde işe yaramaz ve anne boş yere yorulmuş olur. Aşırı ıkınmak da iyi değildir. Aşırı ıkınmak bebek başında incinmelere ve bebeğe giden oksijen miktarında azalmaya neden olabilir. Anne adayı bebeği ittikçe bebek başı kemik çatı içinde dönme hareketi yaparak aşağı iner ve bu sırada hastada sanki büyük tuvaletini yapacakmış gibi his oluşur. Bu his aslında bebek başının makat üzerinde yaptığı baskıdır ve bebeğin doğuma gittikçe yaklaştığını gösterir. Gebe kadının ıkınma aralarında gevşemesi hem bebeğe daha çok oksijen gitmesine hem de annenin rahatlamasına ve dinlenmesine yardım eder. Gebe kadın bu safhada aşırı soluk alıp verirse el ve ayaklarda uyuşma, kramp ve kendini yorgun hissetme olabilir. Bebek başı vajina dudaklarının arasından görülmeye başladığında artık doğmaya hazırdır ve doğumhaneye alınır. Bu safhada idrar torbasının dolu olması bebeğin kafasının aşağı inmesinde gecikmelere neden olabilir. Eğer boşaltıcı lavman yapılmamış ise ıkınmalar ile bir miktar gaita gelebilir. Bu durum hastanın rahatsız olmasına ve doğum bölgesinin mikrop kapmasına neden olabilir. O nedenle doğum hastalarına vakitlice lavman yapılması uygundur. Hasta doğum salonuna alındığında genital bölgesi özel dezenfektan solüsyonlarla yıkanır ve steril örtüler ile örtülür. Bebeğin kalp atımları burada da dinlenmeye devam edilir. Bebeğin başının rahat çıkması için perine bölgesine epizyotomi denen kesi yapılabilir. Bu kesinin yapılması bebeğin daha rahat doğurtulmasını sağlar. Ayrıca vajenin yırtılması ya da aşırı esnemesi önlenmiş olur. Bu kesi genellikle 2-4 santim uzunluğunda olur. Bebeğin başının doğurtulmasının ardından üst ve alt omuzları doğurtulur. Burada bazen omuz takılması denen bir durum oluşur. Omzu takılan bebeği kurtarmak için hekim hastanın pozisyonunu değiştirir, olmazsa çeşitli manevralar yapar. Ancak çok tecrübeli ellerde bile omuz takılması durumunda %1’e varan oranda kol siniri felçleri oluşabilir. Bebek doğurtulduğunda ağız boşluğundaki amnion suyunun temizlenmesi önemlidir. Bebek göbek kordonu kesilmesinden sonra bebek hemşiresine ya da pediatri uzmanına verilerek ilk bakımları ve muayenesi yapılır. Bebeğin doğurtulması ile ikinci evre biter. Bu evre ilk doğumlarda ortalama 2 saat, tekrar doğumlarda 10-15 dakika sürer.

 

Doğumun Üçüncü Evresi

 Bebeğin doğurtulmasından plasenta ve zarların doğurtulmasının sonuna kadar geçen dönemdir. Bebek doğduktan sonra rahim kasılmaları ile plasenta rahim duvarından ayrılır. Maksimum süresi yarım saattir. Bu süre içinde plasenta kendi ayrılmaz ise elle hekim tarafından çıkarılır. Elle plasenta çıkarılmasının en uygun yolu genel anestezi altında olur. Eğer elle de çıkarılamaz ise ameliyat gerekir. Doğumdan sonra plasenta kendiliğinden ayrılmadan önce yarım saatlik zaman dolmadıysa çıkarmaya çalışılmamalıdır. Plasenta ve zarlar çıkarıldıktan sonra kontrol edilerek tam çıkıp çıkmadığına bakılır. Nadir de olsa plasenta parçasının içerde kalması mümkündür ve doğum sonu kanamalarının önemli bir sebebidir. Bir taraftan da plasenta çıktıktan sonra hastaya rahmi kasarak kanamayı azaltan ilaçlar damar yolu ile verilir.

 

Doğumun Dördüncü Evresi

Bazı yazarlar plasenta çıktıktan sonraki bir saati doğumun dördüncü evresi olarak kabul ederler. Bu dönemde rahim masajı doğum sonu kanamaları azaltmak ve rahmin bir an önce toparlamasını sağlamak için çok yararlıdır. Rahim masajında kasık kısmında rahimin tepe kısmı bulunur ve avuç içi ve parmaklar yardımı ile biraz sertçe masaj yapılır. Bu sırada doğum sırasında yapılan epizyotomi denen kesi dikişlerle tamir edilir. Rahim ağzı ve vajina yırtıklar açısından kontrol edilir ve varsa onarılır. Bu sırada hastanın epidural anestezi kateteri varsa bu işlemleri hiç hissetmez. Pek çok hasta doğum sonu dikişlerinden çok korkar. Oysa epidural anestezili hastalar hiç bir şey hissetmezler. Eğer epidural yoksa lokal anastezik maddeler enjekte edilerek hastanın ağrı duymaması sağlanır. Bu dönem içerisinde hastanın oral gıda alınması istenmez. Bir saatin sonunda vajinal kanama miktarı normal miktarda ise hasta oral gıda alabilir.

 

Doğum Sonu Dönem

Hastanın yatağına geçmesi ile lohusalık dönemi başlar. Bu dönem bebeğine kavuşan hasta için mutluluk vericidir ancak eşlik eden değişiklikler nedeniyle dikkat edilmesi gereken durumlar vardır.

 

  • Doğum sonu kanamalar; ilk saatlerde yoğun olan kanama giderek azalır. Bebeğin memeyi emmeye başlaması doğum sonu kanamalarını azaltan doğal bir tedavidir. Kanama ilk günün sonunda iyice azalmış olur. İlk saatlere göre günlük kadın pedleri bile yeterli olur. Kanamanın aşırı olması hastanın yeniden değerlendirilmesini gerektirebilir. Günler geçtikçe kanama azalır, rengi kahverengine, sonra sarıya ve en son beyaza dönerek sonlanır. Ancak tüm bu değişiklikler 40-50 gün sürebilir. Arada hastanın kanamasının azaldığı ve arttığı dönemler yaşanabilir.
  • Emzirmeye erken başlamak önemlidir. Bebekler doğum sonrası ilk yarım bir saat içinde emmek için çok isteklidirler ve memeye tutulduklarında memeyi güzel kavrarlar. Bu bir kaç saatlik uyanıklık dönemi sonrası bebekler 4-6 saatlik bir uyuma dönemine girerler. O nedenle bebekler doğum sonu hemen emzirilmeye başlanmalıdır. Erken emzirmek; doğum sonu kanamalarının azalmasını, sütün erken gelmesini, bebeğin emzirmeye iyi başlamasını sağlar.
  • Doğum sonrası dikiş yerlerinizi her tuvaletten sonra size önerilecek dezenfektan ile temizleyin. Bazı dezenfektanlar derinizde alerji yaratabilir. Eğer kızarıklık ve kaşıntı olursa değiştirilmesi gerekir. Sıkça kullanılan betadin (batikon) iyot içerdiği için iyot alerjisi olanlar kullanmamalıdır.
  • Doğum sonu banyonuzu ayaktan duş şeklinde almanız ve en az 3 hafta bu şekilde devam etmeniz önemlidir. Genellikle doğumun ertesi günü ilk banyonuzu alabilirsiniz. Banyo sonrası iyi kurulanmayı unutmayın.
  • Doğum sonrası kanamalarda tampon kullanmayın. Eğer kanamada kötü koku hissederseniz ve bu kasık ağrıları ve 38.2C’yi geçen vücut ateşi ile birlikte ise doktorunuzu aramanız yerinde olacaktır.
  • Gebelik sırasında kullandığınız ağrı kesicileri doğum sonrasında da kullanabilirsiniz. Doğum sonu en çok görülen ağrılar rahmin küçülme ağrısı, dikiş yerlerinin ağrısı ve ilerleyen günlerde omurganızın eski haline gelmeye çalışması nedeniyle bel ağrısıdır. İbuprofen içeren ağrı kesiciler anne sütüne ölçülemeyecek kadar az geçerler. Bu nedenle emziren annelerde rahatlıkla kullanılabilirler.
  • Bebeğinizi emzirirken kasık kısımlarınızda adet ağrısına benzer bir kasılma hissedebilirsiniz. Bu ağrı rahmin kasılma ağrısıdır. Emzirme ile hipofiz bezinden salgılanan oksitosin hormonu rahmin kasılmasını, küçülmesini ve doğum kanamasının azalmasını sağlar.
  • Doğum sonrası cinsel ilişki 3-6 hafta arası yasaklanır. Bu süreyi doktorunuza danışınız. Genelde hastaya önerilen bu yasaklar lohusalık boyunca (40 gün) devam eder.
  • Doğum sonu vitamin ya da demir ilacı alıp almayacağınızı doktorunuza danışınız.
  • Doğum sonu kanınızın koyulaşması artarak devam eder. Bu sizi aşırı kanamalardan koruyan bir değişikliktir. Ancak kanın koyulaşması özellikle çok ayakta kaldığınızda ya da çok oturduğunuzda ayak ve bacaklarda aşırı şişlik (ödem) yapabilir. Bu durum gebelik öncesi olandan bile fazla olabilir. Ayaklarınızı yukarı kaldırarak dinlendiğinizde ve yatarak emzirdiğinizde bu ödem azalacaktır. Bu şişlikler 10-15 gün devam edebilir. Kanın koyulaşmasının bir diğer yan etkisi de özellikle bacak damarlarınızda meydana gelebilecek olan damar tıkanıklığıdır. Bacak arka adalelerinde ağrılı şişlik ve kızarıklık olması durumunda doktorunuzu aramanız yerinde olacaktır.
  • Lohusalık döneminde bol bol sıvı alın ve dinlenin. Bol sıvı hem sütünüzü arttıracak hem de damar tıkanıklığı riskini azaltacaktır.
  • Kısa yürüyüşler yapın. Bu hareketler kan akımını düzenler ve bağırsak hareketlerini arttırarak kabızlığı ve buna bağlı gelişecek sorunları azaltır.
  • Normal doğum sonrası kısa zamanda egzersizlere başlayabilirsiniz. Egzersizlere ne zaman başlayabileceğinizi doktorunuza sorun. Normal doğum sonrası gevşeyen vajina kasları için Kegel egzersizleri önerilir. Bu egzersizlerde vajina girişindeki kaslarınızı sanki idrarınızı tutarmış gibi 3-5saniye kasıp bırakın. 20-40 kez yapabilirsiniz. Bu hareketleri günde 4-5 kez tekrarlayın.
  • Doğum sonrası dikiş yerlerinizdeki ödem ve doğum sırasında ıkınmalarla artan hemoroidler büyük tuvaletinizi rahat yapmanızı zorlaştırabilir. Bu durumda kabızlık önerilerini uygulayın gerekirse lavman yapın. Fleet lavmanı kendiniz çok rahat uygulayabilirsiniz.
  • Doğum sonu ilişki yasağınız kalktığında ilk denemenizde acıma hissedebilirsiniz. Doğum sonu henüz yumurtlama fonksiyonunuz başlamadığı için vajina kuru ve hassastır. Eğer cinsel ilişki ağrılı oluyorsa lokal etkili estrojenli fitil ya da kremler sütünüzü etkilemeden şikayetinizi giderecektir.
  • Lohusalık döneminde yüksek ateş (38.5C’nin üstü), anormal karın ağrısı, anormal aşırı vajinal kanama ya da kötü kokulu vajinal akıntı varsa doktorunuzu arayınız.

 

Bizler personelimiz ve hastalarımızla büyük bir aileyiz. Sizde bu ailenin bir üyesi olmak isterseniz 0 312 286 33 02 (PBX) numaralı telefondan randevu alarak bize ulaşabilirsiniz. Saygılarımla Op. Dr. Cüneyt Genç Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı.

    Cüneyt Genç Blog

    Yenilenen websitemiz ve güncel içeriklerimiz ile karşınızdayız!

    Bunlar da ilginizi çekebilir

    Hepsini Görüntüle