Gebelikte Beslenme

Gebelik sırasında sağlıklı beslenmenize dikkat ederek oluşabilecek riskleri azaltabilirsiniz. Sağlıklı bebeğe giden yolda gebe kadının beslenmesi önemlidir. Beslenmede kadının sosyal, genetik, kültürel ve ekonomik faktörleri rol oynar.

1947 yılında Smith 1944-1945 yılları arasında Alman işgali altındaki Hollanda’da yaşanan kıtlık zamanında doğan bebekleri araştırdı. Araştırmanın sonuçları beklediğiniz gibi değildi. Bu dönemde dünyaya gelen çocuklarda sakatlık oranı ve ölüm hızı o dönemde dünyanın diğer bölgeleriyle aynı idi. Sadece bebeklerde 250 gr düşük doğum ağırlığı tesbit edildi. Yani bebekler ciddi kıtlık zamanlarında bile annelerinin depolarını kullanarak sağlıklarını korumayı başardılar. Bu araştırmanın sonuçları özellikle aşırı bulantı kusması olan ve bir şey yiyemediği için üzülen anne adaylarını bir miktar teselli etmelidir.

Kadın doğum uzmanları gebelik takibine başladıklarında sizin vücut kütle indexinizi (VKİ) hesaplar. Vücut kütle indexi vücut ağrılığının (kg olarak) boyun karesine (metre olarak) bölünmesiyle bulunur. 19.8den düşük değerler düşük VKİ’ni, 19.8 ile 26 arasındaki değerler normal VKİ’ni, 26 ila 29 arasındaki değerler yüksek VKİ’ni ve 29 un üzeri obez kütle indexini gösterir. Gebeliğinizde size önerilecek, almanız gereken minimum ve maximum kilolar vücut kütle indexinize göre hesaplanır. Sizlerde sitemizdeki hesaplayıcıyı kullanarak vücut kütle indexinizi hesaplayabilirsiniz. Düşük vücut kütle indexine sahip gebelerin düşük doğum ağırlığına sahip bebek doğurma ihtimali yüksektir. Yüksek vücut kütle indexine sahip gebeler de ise daha iri bebek (4000gr üstü) ve buna bağlı olarak sezaryen riskinde artış olur. Obez kütle indexinde daha çok gebelik diabeti görülür. Buna bağlı olarak daha iri bebekler, iri bebeğe bağlı doğum komplikasyonları, daha çok sezaryen olma riski ve sezaryende daha çok risk bu kadınları beklemektedir.

 

İdeal kiloya sahip kadınlara genelde 11,5-16 kgarasında toplam kilo alımı önerilmektedir. Pek çok hekim ideal olarak 12-13 kgarasında kilo önermektedir. Bu kilonun dağılımı doğum zamanı geldiğinde

 

  • 3400 gr bebek
  • 650 gr plasenta
  • 800 gr amnion suyu
  • 970 gr rahmin kütlesindeki artış
  • 405 gr meme dokusundaki, artış
  • 1450 gr kan hacmindeki artış
  • 1480 gr vücutta ödem olarak biriken miktar
  • 3345 gr yağ olarak depolanan miktar

Toplam ağırlık 12500 gr olan bu ağırlık artışının bebek, plasenta, kanın bir kısmı, amnion suyu hemen, toplanan ödem ise 15 gün içinde vücuttan atılır. Doğumun 1. gününde (24 saatten sonra) 6-7kg arası kilo kaybı olması gerekir. Ancak doğum sonrası tartıldığınızda ancak 1-2kg verdiğinizi ve bunun bebeğin ağırlığından bile az olduğunu görüp hayret edersiniz. Bunun sebebi doğum ya da sezaryen sırasında verilen serumlar (her 1000 ccl lik serum=1kg) ve tuvalete çıkmamanızdır. Doğum sonrası vajina etrafı kaslarındaki uyuşukluk, epizyotomi denilen kesinin yaptığı ödem, sezaryenin yaptığı bağırsak hareketlerindeki azalma kabızlığa neden olur. Doktorunuz ve yakınlarınız sütünüzün olması için bol bol sıvı almanızı ve yemenizi söyler. Bütün bunların neticesinde doğumdan 24 saat sonra siz hala başladığınız kiloda olabilirsiniz. Bu durum moralinizi bozmasın çünkü birkaç gün içerisinde ödem çözülecek, idrar olarak bunları atacaksınız ve bağırsaklarınız rahat çalışmaya başladığında yine kilo kaybınız olacaktır.

Gebelikte beslenmesine çok dikkat edilmesi gereken durumlar vardır.1990 yılında Tıp Enstitüsü (ki bugünde hala kabul edilen) beslenme açısından riskli gebeleri şöyle tanımlamıştır:

 

  • Vücut kütle indeksi düşük ya da yüksek olan gebeler
  • Takibinde önerilenden az ya da fazla kilo alan gebeler
  • 15 yaş altı ve 35 yaş üstü gebeler
  • Önceki gebeliğinde 2500 gr altında bebek doğuran anneler
  • Hipertansiyon, diabet gibi kronik hastalıkları olan gebeler
  • İkiz, üçüz ve diğer çoğul gebelikler
  • Anemi, proteinüri (idrarda protein çıkması ) gibi anormal laboratuar testlerine sahip gebeler
  • İlaç- alkol bağımlı hastalar
  • Yemek yeme bozukluğu olan hastalar ( anoreksia nevroza gibi)
  • Pika ( kil ya da toprak yeme isteği ) olan gebeler
  • Gıda alerjisi ya da intoleransı olan gebeler
  • Yatak istirahatı yapmak zorunda olan gebeler
  • Psikolojik, sosyal, kültürel ve ekonomik olarak olumsuz faktörlere maruz kalan gebeler.

Bu risklere sahip, özellikle birden fazla risk faktörü taşıyan gebe hanımlara mutlaka profesyonel dietisyen yardımı önermekteyiz. Diet önerilerinden başka Tıp Enstitüsünün belirlediği vitamin ve mineral destek miktarları ise;

 

  • Demir 30mg
  • Çinko 30mg
  • Bakır 2mg
  • Kalsiyum 250mg
  • Vit B6 2mg
  • Folik asit 400 IU
  • Vit C 50mg
  • Vit d 200mg IU yeterli olacaktır.

 

Bu destekte özel durumlar vardır. Eğer gebe tam vejetaryen ise (süt dahi almıyor ise) 400 IU vitamin D ve 2mg vit B 12 vermek gerekir. Eğer gebe 25 yaşından küçük ise 600mg kalsiyum ekstradan verilmelidir.

Güneş ışığına yeterince çıkamama durumunda yine vitamin D yi 200den 400 IU ye çıkarmak gerekir.

Beslenme önerilerimiz gebelik öncesi, gebelik sırasında ve lohusalık döneminde ayrı ayrıdır.

 

Gebelik öncesinde sitemizdeki hesaplayıcıyı kullanarak vücut kütle indexinizi hesaplayın. Eğer düşük ya da yüksek ise normale gelmeye çalışın. Diyet alışkanlığınızı gözden geçirin. Eğer öğün atlıyor iseniz mutlaka az ve sık yeme alışkanlığı edinin. Unutmayın ki gebelik hormonları mide ve bağırsaklarınızı yavaşlatacak, midenin geç boşalmasına ve şişkinliğe, kabızlığa neden olacaktır. Gebelik sırasında az ve sık beslenme alışkanlığını edinmiş iseniz değişen mide- bağırsak sisteminiz bu durumda daha rahat edecektir.

Yediğiniz öğünlerdeki besin değerini hesaplamaya çalışın. Eğer diyet alışkanlığınız besin değeri az gıdalardan oluşuyor ise kendiniz besin değeri yüksek gıdalardan menüler hazırlamaya daha gebelik öncesinden başlayın. Alkol ve sigarayı bırakın. Eğer kansızlık ve idrarda protein çıkması gibi sorunlarınız varsa doktorunuza danışarak bu durumların mümkün ise tedavisini gebelik öncesi olun. Gebelik öncesinde 400 IU folik asit içeren bir vitamin preparatı kullanın. Eğer daha önceden nöral tüp defekti (omurga ve kafatası anomalisi) ile doğan bebeğiniz varsa o zaman gebelik öncesi folik asit miktarını 4mg’a yükselterek kullanmaya devam edin. Egzersiz alışkanlığını yine gebelik öncesi edinin.

 

Gebelik sırasında kilo alım grafiğinize dikkat edin. Size önerilen sınırları aşmamaya ya da altında kalmamaya dikkat edin. Doktorunuz her görüşmenizde kilonuza mutlaka bakacaktır. Egzersiz yapın. Ancak gebelikte egzersiz yapmak bazen aşırı yorgunluğa ve bebeğe giden kan (dolayısıyla oksijen) miktarında azalmaya neden olabilir. Gebelik öncesi egzersiz yapıyor idiyseniz işiniz çok kolay olacaktır. Vücudunuz zaten alışık olduğu egzersizleri rahatça tolere eder. Ama hiç egzersiz alışkanlığınız yok ise yeni bir egzersize başlamadan önce mutlaka doktorunuza danışın. Doktorunuz yaşınıza, kilonuza, mesleğinize ve eşlik eden sağlık sorunlarınıza göre (kansızlık, astım gibi ) uygun egzersizi önerecektir. Sigara ve alkolu gebelik öncesinden bıraktığınız gibi şimdide içmemelisiniz. Eğer bir multivitamin almıyorsanız gebeliğin 4. ayından sonra 30mg (en az) elementer demir içeren bir vitamin preparatı alın. Besin değeri yüksek ürünleri tercih edin. Eğer beslenme açısından riskli grupta yer alıyor iseniz doktorunuz bir diyetisyenden yardım isteyecektir. Şunu unutmayın ki sağlıklı ve mide-bağırsağınızı yormadan beslendiğinizde daha rahat bir gebelik geçireceksiniz, buna bağlı daha rahat bir doğum yapacak ve daha rahat doğuma bağlı emzirmeye daha iyi bir başlangıç yapacaksınız.

 

Doğum sonu lohusalık döneminde yine besin değeri yüksek ürünleri tercih etmeniz gerekmektedir. Emzirmek ideal kilonuza dönmenizde size çok yardımcı olacak ve bebeğiniz kendisine en uygun gıda ile beslenecektir. Kilo vermenizi gözlemleyin. Emzirme döneminde ilaç kullanmak zorunda kalırsanız doktorunuzsa süt ile etkileşimini sorun.

 

Besin değeri gıdalardaki 100 kalori başına düşen enerji, protein, yağ, vitamin ve mineral miktarıdır. Besin değeri yüksek gıda demek içerisinde bu temel elemanların dengeli olduğu gıdalar kastedilir.

Örneğin;
a) yarım litre süt

b) fıstık ezmeli sandviç

c) 6 küçük kurabiye

d) 1 bardak sade ve 10 dilim patates

 

Bu ürünlerden hepsinden 300 kalori alırız. Ancak C ve D deki ürünlerin besin değeri azdır. Çünkü sadece karbonhidrat içerirler.

Gebelikte enerji ihtiyacı ortalama günlük 300kcal artmaktadır. Gebelikte ihtiyacınızdan fazla kalori alırsanız bu kaloriler yağ olarak depolanacak ayrıca bebeğiniz gereksiz olarak olması gerekenden daha iri olarak doğacaktır.

Gebelikte protein ihtiyacı: Gebelikte protein ihtiyacı normalden 5-15mg/gün artar. Önerilen miktar normal vücut kütle indeksi için 60mg/gündür. Protein içeren gıdalar hayvansal ya da bitkisel olabilir. Hayvansal proteinler aynı zamanda demir, vit B6 ve çinko içerirler. Ancak hayvansal proteinlerden kırmızı et (özellikle koyun eti), tam yağlı süt, yoğurt ve peynir fazla miktarda yağ içerir. Fazla kilo alan gebeler bu gıdalara kısıtlama getirmelidirler. Hayvansal protein kaynağı olarak tavuk ve balık en ideal olanlarıdır. Bitkisel proteinler bakla, bezelyede bolca bulunur.

Gebelik ve tuz: Gebelikte tam tuzsuz diyet yapılmaz. Fazla kullanım ise su tutulmasına, ödeme ve tansiyonun yükselmesine neden olur. Hazır (işlenmiş) gıdalarda zaten tuz bulunduğu için mümkünse hiç ekstra tuz atılmamalıdır. Doğal ürünlere ise tatlandıracak kadar atılmalıdır.

Gebelik ve demir: Gebelikte özellikle 4. aydan sonra kanın sulu kısmı artar ve dilusyonel bir anemi (kansızlık) olur. Tıp Enstitüsü 1990 yılında yayımladığı önergede her gebe kadına en az 30 mg elementer demir içeren bir preparat verilmesini tavsiye etmiştir. Eğer gebe hastada zaten demir eksikliği var ise bu miktar 60-120mg a kadar çıkartılabilir. Demir alan gebelerde çinko ve bakırın emilimi azalacağı için bu gebelere 15mg çinko ve 2mg bakır verilmelidir. Bazı gebeler ilk aylarda fazlaca bulantı ve kusma yaşarlar. Bu durumda sözü edilen koruyucu demir takviyesi yapılmayabilir. Çünkü bulantı ve kusma artabilir. İlaç almak istemeyen gebe kadınlar et, tavuk, balık, bakla, bezelye ve yapraklı sebzeleri bolca tükettiklerinde bu ihtiyacı gidermiş olurlar. Bazı demir preparatlarına C vitamini ilave edilmştir. C vitamini demirin kana karışmasını hızlandırır. Oysa çay, kahve, kalsiyum ve magnezyum demirin emilimini azaltır. O nedenle demir preparatı alımından sonra birkaç saat bu gıdaları almamak gerekir.

Gebelik ve kalsiyum: Gebelikte bebeğin gelişimi ve annenin ihtiyacı için alınması gereken ortalama miktar 1200mgdır. 25 yaş altındaki gebe kadınlar da hala kemikler yapım aşamasında olduğu için 600mg/gün destek yapılması önerilmektedir. Kalsiyum en çok süt ve süt ürünlerinde bulunur. Ne var ki laktoz intoleransı denilen bir durum erişkinlerin bir ksımında görülür ve bu insanlar süt aldıklarında içindeki laktozu sindiremezler. Bu durumda şişkinlik ve gaz sancıları artar. Laktoz intoleransı olanlar laktozsuz sütler ya da yoğurt, peynir, çökelek gibi laktozu çok az süt ürünlerini tercih edebilirler. Süt dışı kalsiyum kızartılmış balık, geniş yeşil yapraklı sebzeler ve susamda bolca bulunmaktadır.

Gebelik ve folik asit: İnsanlarda folik asit eksikliği megaloblastik anemi denilen bir çeşit kansızlığa neden olur. Gebelikte eksikliği ise bebeklerde omurga gelişiminde anomaliliklere neden olmaktadır (nöral tüp defekti). Gebelik öncesi dönemden başlayarak 400 IU/gün vitamin gebeliğin ilk aylarına kadar önerilmektedir. Bu vitaminin gebelik öncesi ve gebeliğin ilk aylarında desteklenmesi bebeklerde oluşabilecek bu tip sakatlığın ihtimalini çok azaltmaktadır. Eğer ailede bu sakatlık daha önce birinde oluşmuş ise o zaman önerilen miktar artar, yani yaklaşık 4mg/gün kadar olur. Folik asiti doğal olarak ihtiva eden besinler yumurta, yapraklı sebzeler, turunçgiller, bakla, bezelyedir.

Gebelik ve çinko: Çinko azlığı iştahsızlık, büyümede gerilik ve yara iyileşmesinde gecikmeye neden olur. Aşırı çinko eksikliği genital organlarda bozukluğu ve hipoponadizme (kısırlık) neden olur. Doğuştan çinko eksikliği acrodermatisis enteropatica denilen bağırsak ve cilt sorunlarıyla giden bir hastalığa neden olur. Gebelik sırasında 15mg çinko takviyesi özellikle beslenmede riskli olan gruba verilmesi gerekir.

Gebelik ve iyot: İyotlu tuz kullanımı sayesinde eksikliği pek görülmez. Eğer eksikliği olursa subklinik hipotiroidi denilen hafif derecede tiroid hastalığına neden olabilir. Ancak gebelikte hafif tiroid hastalıklarının bile tedavi edilmesi gerektiği unutulmamalıdır. Fark edilmeyen subklinik hipotiroidi bebekte mental geriliğe ve gebelik hipertansiyonuna neden olabilir.

Gebelik ve bakır: Sitokrom oksidoz enziminin yardımcı faktörü bakırdır. Bu enzim metabolizma için gereken enerjinin üretilmesinde rol alır. Gebe kadınlarda yapılan çalışmalarda bakır eksikliği gösterilmemiştir.

Gebelik ve selenyum: Selenyum hidrojenin suya dönüşmesinde yani metabolizma sonucu ortaya çıkan serbest radikal denen zararlı maddelerin atılmasında rol alır. Selenyum eksikliğinde ciddi kalp yetmezliği gelişir ancak gebelikte selenyum takviyesinin faydasını gösteren bir çalışma yoktur.

Gebelik ve krom: Krom insülin hormonunun çalışmasında rol alır. Gebelerde verilmesinin gerekli olduğunu gösteren bir çalışma yoktur.

Gebelik ve manganez: Glikoprotein ve polisakkarid oluşumunda görevi olan bu elementin erişkinlerde eksikliği gösterilmemiştir ve gebelerde verilmesine gerek yoktur.

Gebelik ve potasyum: Gebelik sırasında kan potasyum düzeyi 0,5mEg/L azalır. Bu azalmanın bir etkisi yoktur. İlk aylarda eğer gebe kadında aşırı bulantı ve kusmalar oluşur ise eksikliği görülebilir ve destek gerekebilir. İdrar söktürücü ilaçların fazla kullanımı kan potasyum seviyesini azaltır. Bu nedenle gebelikte idrar söktürücü kullanılmaz.

Gebelik ve flor: Flor su ile alınır. Anneye flor verilmesi anne sütündeki flor miktarını arttırmaz. Amerikan Diş Hekimleri Birliği gebelikte rutin flor kullanılmasını önermemektedir.

Gebelik ve vitamin A: Pek çok sebze ve meyve vit A yönünden zengindir. Multivitaminler ile çok yüksek doz A vitamin alımı bebeklerde sakatlık riskini arttırır (10.000-50.000 IU). Roacutan sivilce tedavisinde kullanılan bir A vitamini türevidir ve gebelikte kullanımı bebeklerde sakatlılarla neden olur. Roacutan’nın gebelikten aylar öncesinden kesilmesi gerekir.

Gebelik ve vit B12: B12 vitaminini hayvansal gıdalardan alırız. Süt ve süt ürünlerinde de bulunur. Tam vejetaryenlerde eksikliği olabilir. Bu nedenle tam vejetaryen gebeler süt ve süt ürünlerini almayı reddediyorlarsa gebelikte 2mg vit B12 desteği yapılması gereklidir. Aşırı C vitamini vitamin B12 nin emilimini azaltabilir.

Gebelik ve vitamin B6: Pek çok çalışma vitamin B6 nın verilmesinin anlamlı bir faydası olmadığını göstermiştir. İlk aylarda aşırı bulantı-kusması olan gebelerde faydası olduğu düşünülmektedir. Adolesan gebeler ve ikiz gebelik gibi özel durumlarda verilebilir.

Gebelik ve vitamin C: Önerilen miktar 70mg/gün olup normal gebelik öncesi dönemden %20 fazladır. Demir emilimini artırır. Sebze ve meyvelerde bolca bulunur.

Bizler personelimiz ve hastalarımızla büyük bir aileyiz. Sizde bu ailenin bir üyesi olmak isterseniz 0 312 286 33 02 (PBX) numaralı telefondan randevu alarak bize ulaşabilirsiniz. Saygılarımla Op. Dr. Cüneyt Genç Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı.

Cüneyt Genç Blog

Yenilenen websitemiz ve güncel içeriklerimiz ile karşınızdayız!

Bunlar da ilginizi çekebilir

Hepsini Görüntüle