Erken Gebelik Kaydı (Düşükler)

Fark edilen gebeliklerin ’i düşükle sonuçlanır. Eğer adeti 1-2 gün geciken hastalara gebelik testi kanda bakılırsa oran %30’lara çıkabilir. Sadece kan testiyle yakalanan ve sanki 1-2 günlük basit bir adet gecikmesi gibi görünen düşüklere biokimyasal gebelik denir. Kendiliğinden gebelik kayıplarının %80-85’i ilk 3 ayda gerçekleşir. Bir kez düşük yapan kadında takip eden gebelikte risk %20’ye, eğer 3 kez üst üste  düşük yapmışsa %35-50’ye çıkar. Gebelik sırasında ilk aylarda yaşanan vajinal kanama kayıp riskini maalesef bir miktar artırır.

Düşük tehdidi:

Gebeliğin 20. haftasından önce vajinal kanama (rahim kaynaklı) olmasına düşük tehlikesi denir. Yaklaşık 4 gebelikten birinde görülür. Kanama genellikle azdır ve kasık-bel ağrısı (adet ağrısına benzer tarzda) da kanamaya eşlik edebilir. Gebeliğin 8. haftasından sonra gebelik kaybı oranı yaklaşık %3 tür. Eğer rahim içerisinde gebelik kesesi izlenebiliyorsa, etrafında kanama alanı olmaması, kesenin şeklini koruması iyi kriterlerdir. Gebelik kesesi görünmeyecek kadar küçük ya da görünmesi gerekirken görünmüyor ise kanda βHCG testi (gebelik testi) yapılmalıdır. Kan βHCG testi 1500mIU/ml den yüksekken kesenin gözükmemesi akla dış gebeliği getirmelidir (ya da komplet düşüğü). Gebelik kesesi 13’mm ve daha fazla iken yolcsac görülmelidir. Kese 17’mm ve daha fazla iken embriyo görülmelidir. 7 haftalık gebelikte fetal kalp atımları izlenmelidir. Embriyo 6-10mm arasında iken fetal kayıp oranı %3,2dir. Vajinal kanamanın artması, ağrının artması, ultrason bulgularındaki bozukluklar düşük tehdidinin “kaçınılmaz düşük”e doğru gittiğini gösteri

Kaçınılmaz düşük:

Kanama ve ağrı çok artmış ve rahim ağzı açılmıştır. Ancak gebelik dokusu hala rahim içindedir. Hastanın kan grubu Rh(-) ise kan uyuşmazlığı iğnesi yapılmalıdır. Kanama fazla ve bebek kalp atımları yok ise küretaj düşünülmelidir.

İnkomplet abortus:

Gebeliğin 6. haftasından önce kendiliğinden düşüklerde plasenta ve fetus birlikte atılırken bu haftadan sonra ayrı ayrı atılırlar. İnkomplet düşükde bebek ve plasentanın bir kısmı düşmüş bir kısmı ise hala içerdedir. Kanama genellikle orta derecededir ve sürekli ağrı vardır. Ağrı doğum ağrısına benzer. Rahim ağzı açıktır. Acilen küretaj yapılmalıdır. Kan uyuşmazlığı olan hastalarda koruyucu iğne yapılmalı, kan kaybı fazla ise tam kan sayımı bakılmalıdır. Ateşi olan hastalarda mikroplu düşük (septik abortus) ihtimali nedeniyle antibiyotik başlanmalıdır.

Düşük tehdidinde tedavi:

Yatak istirahatının riski azalttığına dair kanıt yoktur. Ancak hasta günde 4 saatten fazla ayakta kalmamalı ve 14-15kg dan fazla ağırlıkları kaldırmamalıdır. Progesteron kullanımın düşükleri önlediğine dair bir fikir birliği yoktur ancak pek çok hekim düşük tehdidi olan hastalarına progesteron hormonu vermektedir.

Kendiliğinden olan düşüklerin nedenleri:

1) Anembriyonik gebelik (kese içinde embriyo izlenmemesi)

2) Embriyoya ait anomaliler (genetik-yapısal)

3) Kromozomal anomaliler (en sık Trizomi 16)

4) Uterus anomalileri (en sık uterin septum = uterusu ikiye bölen perde olması)

5) Teratojenlere maruz kalma

6) Annenin ciddi sisitemik hastalıkları (diabet ,guatr vs…)

7) Plasentanın bozuklukları

8) İnfeksiyonlar (Toxoplasma, rubella vs…)

9) Aşırı maternal travma

Bugünün teknolojisi maalesef düşüklerin %50’sinin nedenini açıklayamaz.

 

Bizler personelimiz ve hastalarımızla büyük bir aileyiz. Sizde bu ailenin bir üyesi olmak isterseniz 0 312 286 33 02 (PBX) numaralı telefondan randevu alarak bize ulaşabilirsiniz. Saygılarımla Op. Dr. Cüneyt Genç Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı.

Cüneyt Genç Blog

Yenilenen websitemiz ve güncel içeriklerimiz ile karşınızdayız!

Bunlar da ilginizi çekebilir

Hepsini Görüntüle