Preeklemski – Gebelikte Gelişen Tansiyon

Preeklempsi kronik hipertansiyondan farklı olarak gebeliğin 5. ayından (20 hafta) sonra tansiyonun yükselmesi, ödemin artması ve idrarda protein çıkması durumudur.

Gebelikte en sık görülen hipertansif bozukluk preeklempsidir.

Bazı durumlar preeklempsi oluşumunu arttırır;

  • İlk doğum
  • Çoğul gebelikler
  • Ailede preeklempsi-eklempsi öyküsü olması
  • Böbrek hastalığı olması
  • Önceki gebelikte preeklempsi geçirmek
  • Obezite
  • Şeker hastalığı
  • Antifosfolipit antikor sendromu
  • Sistemik lupus gibi otoinmun hastalıklar

 

Preeklempsinin neden oluştuğu bugün için tam netlik kazanmamıştır. Genel olarak damarlarda spazm ve anormal pıhtılaşma ile karakterizedir. Bu anormallikler damarlarda ve bebeğin plasentasında hasarlara neden olur. Hastalık devam ettiği takdirde böbrek, karaciğer, akciğer ve beyinde hasarlar yaratan eklempsi durumu oluşabilir (bir çeşit koma durumu).

 

Preeklempsi tanımında 3 kritere bakılır:

1 Tansiyonun yükselmesi(140/90ve daha fazlası)

2- İdrarda protein bulunması (24saatlik idrar toplandığında 300 mgr den fazla protein çıkması)

3- Genel bir ödem oluşması (özellikle yüzde, göz çevresinde, eller, ayaklar, karın ön duvarında bile ödem olabilir)

 

Preeklempsi Tipleri:

Preeklempsi hastalığın şiddetine göre ayrılır

1-Hafif preeklempsi

2-Şiddetli preeklempsi

3-Superimpoze preeklempsi

4-Eklempsi

5-Eklempsi ve HELLP sendromu

 

HAFİF PREEKLEMPSİ:

Preeklempsi bulguları, yani tansiyon yüksekliği, ödem ve idrarda protein çıkması minimal düzeydedir.

  • Tansiyon 155/105 in altındadır.
  • Proteinüri 5 gr/ 24 saat’ten azdır.
  • İdrar çıkış miktarı normaldir.
  • Bulantı, kusma ya da üst karın ağrısı yoktur.
  • Görme bozukluğu yoktur.

Hafif preeklempsili hastalar yakın takip ile izlenir. Ancak hafif preeklempsinin bir süre sonra şiddetli preeklempsiye dönebileceği beklenmelidir. Eğer hafif preeklempsili gebe 37 haftadan büyük ise doğum düşünülmelidir. Eğer 37 haftadan küçük ise yakın izlem yapılır ve 37 haftaya gelince doğum planlanır. Yakın izlem genelde hastaneye yatış, idrarda protein kaybının izlenmesi, tansiyon yükselmesinin izlenmesinden oluşur. Sadece hastaneye yatırarak hiçbir ilaç vermeden pek çok hasta da kilo azalması ve ödemde azalma, tansiyonda azalma görülür. Preeklempsi stresten kötü etkilenir.

 

Eğer hastanın tansiyonları aşırı yükselmiyor ise, idrar protein kaybı 500mg/gün’den az ise, bebeğin testleri iyi ise (NST, USG) karaciğer testleri normal, trombosit sayısı normal ise hasta evinde dinlenmek üzere taburcu edilebilir.

  • Tuz kısıtlaması yapılmaz ama aşırı tuz kullanılmaz.
  • Ödemi azaltmak için idrar söktürücüler kullanılmaz.
  • Hipertansif ilaçlar ve sedatif (sakinleştirici) kullanımı konusunda görüş birliği pek yoktur.
  • Hastaya genelde sol yan pozisyonunda yatak istirahati yapması önerilir. Günlük kilo takibi yapılır. Kilodaki ani artış hastalığın şiddetlendiğini düşündürür. Günde en az dört kez tansiyon ölçülür. Haftalık idrarda protein (24 saatlik) tam kan sayımı ve karaciğer fonksiyon testleri alınır.
  • Bebeğe haftada iki kez NST, haftada bir kez ultrason ile bakılır. Bebekte oligohidramnios (suyun azalması), gelişme geriliği ya da dopler NST testlerinde bozulma var ise doğum düşünülmelidir.

 

ŞİDDETLİ PREEKLEMPSİ:

Hafif preeklempsi en sonunda şiddetli preeklempsiye gider. Bu olay sadece zaman meselesidir. Şiddetli preeklempsi bulguları şöyledir;

  • Tansiyon 160/110 ‘un üzerindedir.
  • İdrarda 24 saatte 5 gr üzerinde protein atılır.
  • Generalize ödem çok aşırı derecededir.
  • Hastanın idrar çıkarması azalır (400 ml/gün den az idrar)
  • Devamlı bir mide-karaciğer ağrısı olur.Buna bulantı-kusma eşlik eder.
  • Baş ağrısı, görme bozukluğu eşlik eder.
  • Trombosit sayısı azalır.
  • Akciğer ödemi bulguları oluşur.

 

Şiddetli preeklempsi çok ciddi bir durumdur. Anne ve bebek hayatı risk altındadır. Bebek 34 haftanın üzerindeyse doğum kararı almak mantıklı bir seçim olacaktır. Çünkü şiddetli preeklempside bebek içeride daha fazla büyümeyecektir. 33-34 hafta arası bebeklerde bebeğin akciğerlerini geliştiren steroid türü ilaçlar yapılarak etki etmesi beklenir (yaklaşık 48 saat) ardından doğum kararı alınır. Eğer preeklempsi 32 haftadan daha önce şiddetli preeklempsi olduysa yakın takip yapılarak biraz zaman kazanılmaya çalışılır.

Hiç beklenmemesi gereken durumlar vardır;

  • Eğe bebekte fetal distress bulguları NST ve dopler USG ‘de görülüyor ise
  • Şiddetli oligohidramnios veya gelişme geriliği varsa
  • Annede trombosit azlığı, akciğer ödemi, böbrek bozukluğu veya kontrol edilemeyen yüksek tansiyon, eklempsi var ise

Bu tip durumlarda fazla beklemeden doğum kararı almak yararlıdır. Magnesium sülfat tedavisi şiddetli preeklempsinin eklempsiye dönmemesinde çok yararlıdır.

 

HELLP SENDROMU NEDİR?

HELLP İNGİLİZCE BİR KISALTMADIR

 

H…hemoliz (kandaki eritrositlerin parçalanması)

EL…eleveted liver enzym (karaciğer enzimlerinin yükselmesi)

LP… low platelet (trombosit sayısının düşmesi)

Bu sendrom preeklemptik hastaların %5-10 unda olabilir. Sendromun en kötü tarafı kan pıhtılaşma faktörlerinin yıkılarak azalması demek olan DIC (dıssemine ıntravasküler coagulasyon) sendromuna dönmesidir.

HELLP Sendromu preeklempsi hastalarında görülen en ciddi tablodur ve ölüme neden olabilir.

EKLEMPSİ NEDİR?

Preeklempsi hastasında konvulzyon (nöbet) oluşmasına eklempsi denir. Bir çeşit koma hali gibidir. Acilen bebeğin doğurtulması gerekir.

 

Preeklempsi ve HELLP Sendromu’nun Komplikasyonları

  • Bebeğin plasentası yüksek tansiyona bağlı olarak rahim duvarından kanayarak ayrılabilir. Eğer ayrılma az ise ağrı ve vajinal kanama görülür. Ayrılma plasentanın büyük bir kısmını kaplıyor ise önce bebeğin ölümüne neden olur ve tedavi edilmez ise annenin hayatını tehlikeye sokan kanamalara neden olur. Bu duruma ablasyo plasenta denir.
  • Akciğer ödemi meydana gelebilir. Bu durum kalp yetmezliği ve ölüme neden olabilir.
  • Akut böbrek yetmezliği gelişebilir. Preeklempside oluşan damar içi sıvı kaybı böbrekten idrar atılmamasına, böbreğin kanlanmasının bozulmasına ve dolayısıyla akut bir böbrek hasarına neden olur.
  • Karaciğer kapsülünün aşırı gerilmesi yırtılmaya ve ciddi iç kanamaya neden olabilir.
  • Preeklempside doğum sonu kanamalar daha çok olur.
  • Dissemine İntravasküler Koagulasyon (DIC) Sendromu gelişebilir. Hayati riski vardır.
  • Multiorgan failure (çoklu organ yetmezliği) gelişebilir. Karaciğer, böbrek, akciğerde akut yetmezlik gelişebilir.
  • Bütün bunların sonucunda kalp-akciğerin iflası ve durması (arrest)  ve ölüm meydana gelebilir.

 

Preeklempsi İstatistikleri

  • Toplam gebeliklerin unda hipertansiyon görülür. Bunların %60 ı preeklempsidir.
  • Gebeliğinde preeklempsi geçiren kadınlar bir sonraki gebeliğinde %33 oranında tekrar preeklempsi olurlar.
  • Kız kardeşinde preeklempsi olan hastada risk 2 katına çıkar
  • Eğer preeklempsi ne kadar erken haftalarda ortaya çıkmış ise (20-28.gebelik haftaları gibi) bir sonraki gebelikte yineleme ihtimali yükselir.
  • HEELP Sendromu %5 sonraki gebeliklerde tekrar edebilir.
  • Preeklempsi anomalilerden sonra bebek ölümüne en çok yol açan 2. hastalıktır.
  • Preeklempsi gebeliğe bağlı anne ölümüne yol açan en sık hastalıktır.
  • Preeklempsinin tek tedavisi bebeği doğurtmaktır. Bugün için preeklempside etkili bir ilaç tedavisi yoktur. Giderek şiddetlenir.
  • Gebelikte bebek aspirini kullanmak preeklempsi ihtimalini azaltabilir.

Bizler personelimiz ve hastalarımızla büyük bir aileyiz. Sizde bu ailenin bir üyesi olmak isterseniz 0 312 286 33 02 (PBX) numaralı telefondan randevu alarak bize ulaşabilirsiniz. Saygılarımla Op. Dr. Cüneyt Genç Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı.

Cüneyt Genç Blog

Yenilenen websitemiz ve güncel içeriklerimiz ile karşınızdayız!

Bunlar da ilginizi çekebilir

Hepsini Görüntüle